Nedir Bu Bel Fıtığı?
- Furkan Keskin
- 30 Nis 2022
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 Eki 2022
1. BEL AĞRISI NEDİR?
Nüfusun %80'inden fazlası hayatlarının bir döneminde bir bel ağrısı atağı yaşamaktadır. Bu bel ağrılarının büyük çoğunluğunun klinik seyri iyidir ve etkilenenlerin %95'i başlangıçtan birkaç ay sonra iyileşir. Buna karşın olarak bel ağrılarının nüksleri de yaygındır ve çalışan nüfusta için 1 yıl içinde %20 ila %44 arasında nükseden bel ağrısı yüzdesi vardır ve yaşam boyu nüksleri %85'e kadar çıkmaktadır. Bel fıtığı da, bel ağrısının en yaygın nedenlerinden birisidir.
2. NEDEN BELİMİZ AĞRIR?
Bel ağrılarının birçok nedeni olabilir. Fakat öne çıkan 2 nedenden bahsedebiliriz. Birincisi vücudun kaldırabileceği yük kapasitesini aşmak. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz; Örneğin bahçeye duvar öreceğiz. Çimento torbasını kaldırmamız gerekiyor. Daha önce hiç kaldırmamışız. Yanlış bir tutuş tekniğiyle kavrayıp kaldırdık ve zorlanarak duvarın yapılacağı yere ulaştık. Ve bıraktığımızda belimizde fena bir ağrı hissettik. Burda yükün bizim için fazla olduğunu anlıyoruz.
İkincisi ise vücudun reaksiyon hızı kapasitesini aşmak. Buna şöyle örnek verelim. Bir saksımız var. Normalde her rutinde olduğu gibi 3 günde bir balkona çıkarıp suluyoruz. Öne eğilip saksıyı yerden alıyoruz sonra balkona götürüyoruz. Bir gün bir randevuya yetişmek için hızlı olmak zorunda kalıyoruz ve vücut farkındalığını ikinci plana atıyoruz. Aceleyle saksıyı almak için her zamankinden daha hızlı öne eğiliyoruz. Hemen ardından keskin, bıçak saplanır gibi bir ağrı hissediyoruz. Eğer bir bel ağrınız varsa bu iki örnekte verdiğim duruma benzer bir durum yaşamış olabilirsiniz. Peki, neden ağrı oluştu, neden doğrulamadık?
Ağrıyı aslında vücudun bir uyarı sistemi olarak da tanımlayabiliriz. Ve ağrının oluştuğu yer beyindir. Ağır bir yük kaldırdığımızda ya da hızlı kaldırdığımızda kastaki yaralanma, yırtık, doku zedelenmesi gibi patolojik durumlar dokuda bulunan reseptörlerle beyne ulaşır ve biz de ağrı hissederiz. Ve yaralanma bölgesinde kas spazmı oluşur. Bizi belli bir pozisyonda, belli bir süre rahatsız eder. Bu beynin bizi uyarma yöntemidir. Ve biz de uyarıyı dikkate alır, bu tecrübeyle vücut farkındalığımızı arttırarak daha kontrollü hareket ederiz. Bu tür bir ağrı da genellikle birkaç gün ya da birkaç hafta içinde azalarak kaybolur.
3. BEL FITIĞI NEDİR, NASIL OLUŞUR?
Bel bölgemizde omurgayı oluşturan 5 tane omur vardır. Her omurun arasında halka biçiminde diskler bulunur. Bu diskler kıkırdaktan oluşur. Ve bu kıkırdak yapının içi jöle kıvamında bir madde ile doludur. Diskler, arabalardaki süspansiyon sistemleri gibi, gelen darbeleri, sarsıntıları absorbe etmeye yarar. Ve bu diskler zamanla özelliklerini kaybeder. Diskin etrafını saran kapsül yırtılır, sonra içindeki sıvı dışarı taşar, fıtıklaşır. Fıtıklaşan disk sinire bası yapar. Hasta da genelde bel ağrısı ile beraber bacaklarda uyuşma ve güçsüzlük hissi ile doktora başvurur. Fizik muayene, MRI ya da BT sonuçlarına bakılarak kesin tanı konulur.

4. HER BEL AĞRISI BEL FITIĞI MIDIR?
Ya da tam tersi, her fıtık bel ağrısı yapar mı?
İki sorunun da cevabı ‘’HAYIR’’. Her bel ağrısı fıtık yapmaz. Bel fıtığı, bel ağlarının sadece yüzde 20’sinden sorumludur. Her fıtık da ağrı yapmaz. 2010’da Hollanda’da yapılan bir çalışmaya göre; Hastaların %20-36'sı manyetik rezonans görüntüleme (MRI) veya bilgisayarlı tomografi (BT) taramasında tesadüfen bel fıtığı olduğunu öğrenmiştir.
5. BEL FITIĞINA NEDEN OLAN ETMENLER NEDİR?
Çoğu vakanın normal yaşlanma veya genetik yatkınlıkla ilişkili disk dejenerasyonundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Bunun yanı sıra;
· Kötü bir duruş
· Dengesiz kaldırmalar, ters hareketler
· Hareketsiz yaşam tarzı
· Uzun süre ağır işlerde çalışmak (yük taşıma kapasitesi azaldığı için)
· Sürekli titreşime maruz kalmak (uzun yol şoförlerinde olduğu gibi)
gibi sebepler yıllar içinde diskin içeriğindeki sıvıya hasar verir ve bel fıtığına neden olabilir.

6. BEL FITIĞI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
- ‘’Fıtığa elimle dokundum’’, ‘’heh, burada fıtık’’gibi söylemler tamamen yanlıştır.
Fıtık, anatomik olarak dokunup hissedebileceğimiz bir bölgede değildir.
-‘’Ameliyat olmadan fıtık geçmez.’’
Fıtık dokusu kendiliğinden iyileşebilen bir dokudur. Vücudun bağışıklık sistemi güçlüyse ve omurlar arası beslenme iyiyse zamanla fıtık dokusu kayboluyor.
-‘’Kocaman bir fıtık varmış, patlamak üzereymiş.’’
Fıtığın büyüklüğü arttıkça vücudun savunma sistemi daha iyi bir cevap oluşturuyor ve iyileşme şansı da o kadar büyük oluyor. Büyük fıtıklarda iyileşme oranı %96 civarındadır. Bununla beraber fıtık patlaması hayal ettiğimiz gibi bir patlama değil.
-‘’Bana bir dokun, fıtığım geçsin.’’
Maalesef böyle bir durum mümkün değildir. Akut dediğimiz, ani başlangıçlı bel ağrılarında tek seansla dahi çok yüksek seviyede iyileşme sağlarken, bel fıtığı şikayetlerinin iyileşme sürecinde detaylı bir fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci gerekmektedir.
7. AMELİYAT MI, FİZYOTERAPİ Mİ?
Tek başına fizik tedavi, çoğu hastada bel fıtığı belirtilerini iyileştirecektir. Fıtıkların doğal seyri olumludur ve iyileşme yönünde devam eder. Yapılan bir çalışmada ise ameliyat olmadan hastaların yaklaşık %87'sinde 3 ay içinde ağrının azaldığını göstermiştir. 1 sene içerisinde ise bu oran %95’e kadar çıkmaktadır.

Grafikte de gördüğümüz gibi ameliyat, başlangıçta şikayetlerde önemli azalmalar sağlasa da uzun dönemde iyileşme oranı fizyoterapi ile aynıdır. Ameliyat gerekliliği ise her 100 fıtık hastasında sadece 2’dir. Ameliyatın gerektiği durumları ise ciddi radiküler semptomlar, idrar kaçırma şeklinde özetleyebiliriz.
Eğer belinizde;
· Yoğun geçen bir günün ardından şiddetli ağrı hissediyorsanız
· Ters bir hareket sonucu belinize aniden bıçak saplar gibi bir ağrı girmişse,
· Anlamadığınız bir nedenden ötürü şiddetli ağrınız varsa
İlk yapmanız gereken şey; sakin olmaktır. Çünkü bu tarz ağrılar kas spazmına bağlıdır ve birkaç gün ya da birkaç hafta içinde tamamen iyileşmektedir. Belime ciddi zarar verdim, sanırım ameliyattan başka bir çarem yok diye düşünmemeliyiz. Bunun yerine birkaç gün o bölgeyi sıcak tutmak bize yardımcı olacaktır.
8. NEDEN FİZYOTERAPİ ALMALIYIZ?
Fıtık; bel omurlarının, üzerine binen yükü kaldıramamasıyla, genellikle zaman içinde ortaya çıkan bir durumdur. Fizyoterapide ise ilk amaç manuel terapi, egzersiz, sıcak uygulama, kuru iğneleme, bantlama, kupa terapisi gibi birçok teknikle ağrıları azaltmaktır. İkinci amaç ise; azalmış gücü ve esnekliği nedeniyle hem omurgaya fazla yük binmesine neden olan hem de sık sık spazma ve ağrılara neden olan kas gruplarını, kişiye en uygun olabilecek egzersizler ile güçlendirip, esnekliğini arttırmaktır. Böylece bel omurlarına daha az yük biner, omurlar arasında beslenme artar ve fıtık dokusunun iyileşmesi hızlanır.
Özet olarak fıtık korkmamızı gerektirecek bir durum değildir. Bel fıtığına bağlı bel ağrımız varsa bu konuda bilgili ve tecrübeli bir fizyoterapiste danışmalı, ardından kişiye özel tedavi programı ile rehabilitasyon sürecine başlamalıyız. Bu süreçte sakin ve sabırlı olmalı, tedaviye odaklanmalıyız. Unutmayın bel fıtığına bağlı bel ağrılarının fizyoterapi ile bir sene içerisinde iyileşme oranı %95’tir.
Detaylı değerlendirme ve tedavi için Osmaniye'de bulunan merkezimize bekleriz.
Hazırlayan: Fizyoterapist Furkan Keskin
Referanslar: Peul, W. C., van Houwelingen, H. C., van den Hout, W. B., Brand, R., Eekhof, J. A., Tans, J. T., Thomeer, R. T., Koes, B. W., & Leiden-The Hague Spine Intervention Prognostic Study Group (2007). Surgery versus prolonged conservative treatment for sciatica. The New England journal of medicine, 356(22), 2245–2256. https://doi.org/10.1056/NEJMoa064039



Yorumlar